Yalnızlık tutkularda gezer çoğu kez;
körkütüğünden sırılsıklamına,zilzurnasından akla yatkınına kadar
bütün tutkularda.
Çünkü aklın,
her şeyi tutkuya dönüştürmek gibi
tuhaf bir köyü vardır;
ve tutkular,
insanı tutmaya yarayan en eski kulplardır
-ki,birini göğe çıkarır
ya da yere batırırken
çoğunlukla oralardan tutulur
Bu yüzden,
önce tutkuları öğrenilir insanın,
sonra tutkuları unutulur.
Tutkular ki,
görüntümüzün yüzüne yeniden çizerler bizi;
atacağımız adımları sözgelimi,
ayaklarımızı,aklımızı ya da ellerimizi.
Gündüz onlarla gündüzdür gözümüzde,
gece onlarla gece.
Bir devizdir onların üstünde,
bir cüce.
Tutkular ki,
İçimizin içinde oturan en büyük sahiplerimizdir,
yüzümüzü yüzlerine
kendi ellerimizle giydirdiğimiz.
H.A.T.
8 Ağustos 2009 Cumartesi
13 Haziran 2009 Cumartesi
25.
Yalnızlık aşklarda gezer çoğu kez;
aşklar ki, yüzyıllardır vazgeçemediğimiz bir ölüm türüdür
ve yasaların,
geleneklerin
ve törelerin
ve sakız sakız alışkanlıklarla
yasakların hüküm sürdüğü yerlerde doğarlar.
Bu yüzden,her aşkın gerisinde
bir kuraklık vardır
ve her aşk
büyüler kendini kendi başkaldırısıyla.
Sonra aşkın,
çırılçıplak kalan
ya da kendini öyle hisseden bir ben'i
biz'le örtmek gibi (ki,biz ben'in en kalın örtüsüdür)
gizli bir görevi vardır.
Aşklar ki-ah aşklar,
Yalnızlığımız kadardır.
H.A.T
aşklar ki, yüzyıllardır vazgeçemediğimiz bir ölüm türüdür
ve yasaların,
geleneklerin
ve törelerin
ve sakız sakız alışkanlıklarla
yasakların hüküm sürdüğü yerlerde doğarlar.
Bu yüzden,her aşkın gerisinde
bir kuraklık vardır
ve her aşk
büyüler kendini kendi başkaldırısıyla.
Sonra aşkın,
çırılçıplak kalan
ya da kendini öyle hisseden bir ben'i
biz'le örtmek gibi (ki,biz ben'in en kalın örtüsüdür)
gizli bir görevi vardır.
Aşklar ki-ah aşklar,
Yalnızlığımız kadardır.
H.A.T
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
