Yalnızlık tutkularda gezer çoğu kez;
körkütüğünden sırılsıklamına,zilzurnasından akla yatkınına kadar
bütün tutkularda.
Çünkü aklın,
her şeyi tutkuya dönüştürmek gibi
tuhaf bir köyü vardır;
ve tutkular,
insanı tutmaya yarayan en eski kulplardır
-ki,birini göğe çıkarır
ya da yere batırırken
çoğunlukla oralardan tutulur
Bu yüzden,
önce tutkuları öğrenilir insanın,
sonra tutkuları unutulur.
Tutkular ki,
görüntümüzün yüzüne yeniden çizerler bizi;
atacağımız adımları sözgelimi,
ayaklarımızı,aklımızı ya da ellerimizi.
Gündüz onlarla gündüzdür gözümüzde,
gece onlarla gece.
Bir devizdir onların üstünde,
bir cüce.
Tutkular ki,
İçimizin içinde oturan en büyük sahiplerimizdir,
yüzümüzü yüzlerine
kendi ellerimizle giydirdiğimiz.
H.A.T.
8 Ağustos 2009 Cumartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
